Similar Posts

23 Comments

  1. Yemekler nefis görünüyor ama işletmenin şöyle çok mühim bir problemi veya eksikliği var maalesef:

    – "Alt tarafı bir logo değil mi yahu; bu kadar büyütecek ne var?"

    Mercedes, Cadillac'dan daha az sorun çıkarmadığı, Coca-Cola’nın tadı Pepsi’den çok daha güzel olmadığı, Rolex saatler Seiko'lardan daha hassas çalışmadığı halde neden hep birkaç adım öndedirler ve daha pahalıya satılmaktadırlar acaba… Algıların olguların, izlenimlerin gerçeklerin, soyut değerlerin somut değerlerin önüne geçtiği bu küresel iletişim çağında, geniş kitlelere ulaşmayı veya dünyaya açılmayı hedefleyen firmaların markalaşmaları kaçınılmaz bir zaruret haline gelmiştir artık. Yoksa, dünyanın en mükemmel ürününü piyasaya süren firmasının bile; tanınması, benimsenmesi ve kalıcı başarı elde etmesi pek mümkün değildir artık. Nitekim bu gerçeği kavramakta direnen pek çok kalifiye üretici, kenarda köşede kalmış veya büyük markaların fasoncusu olmaktan bir adım öteye gidememiş, bazıları da zamanla piyasadan silinip gitmişlerdir.

    Bana logonu göster, sana nasıl bir firma olduğunu söyleyeyim zîra ilk intibâlar genelde yanıltmaz… Logolar, firmaların arkasındaki zihniyeti apaçık ortaya seren çok dürüst göstergelerdir. En alâkasız ve dikkatsiz bir kimse bile sezgisel olarak hakiki ve sahte tasarımı ayırt eder ve buna göre pozisyonunu alır. "Grafik canavarlarının" sıvayıp durduğu çöp tasarımların; "merdiven altı veya şaibeli bir firmadır bu ona göre!" mesajını muhatap kitlelerin bilinçaltına veya sağduyusuna gönderdiği bilinmelidir ki, bu bir marka için ölüm fermanı sayılabilir.

    Yıllarca önünden geçtiğimiz, hattâ alışveriş yaptığımız halde adını sanını bile hatırlayamadığımız küçük işletmeler vardır ya; bu tip bir yerel işletme ve mahalle bakkalının bile, hakikî bir logo tasarımıyla ismini hafızalara kazıması ve potansiyel müşteri kitlesinin dikkatini çekmesi pekâlâ mümkündür.

    Geniş bigi için Bkz: ibrahimerguden.blogspot.com/2011/03/tasarlamak-ya-da-tasarlayamamak.html

Leave a Reply